Bir grup lise öğrencisinde internet bağımlılığı değerlendirmesi: Kesitsel bir çalışma
Özden Şükran Üneri, Canan Tanıdır
Makale No: 2   Makale Türü:  Araştırma
Amaç: Bu çalışmada, liseye devam eden bir grup ergende internet bağımlılığı ile yaş, cinsiyet, anne-baba yaşı, anne-baba eğitim düzeyi, kardeş sayısı, evde internet erişiminin mevcudiyeti, ergenin internet başında geçirdiği süre, ergenin odasında bilgisayar bulunup bulunmaması, ergenin sigara kullanıp kullanmaması ve depresyon ölçek puanı gibi değişkenlerin internet bağımlılığı ölçek puanına etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır.

Yöntem: Çalışma örneklemi, Ankara il merkezinde bir liseye devam eden ve çalışmaya katılmaya gönüllü olan öğrencilerden oluşmaktadır. Çalışma verileri; sosyodemografik bilgi formu, Beck Depresyon Ölçeği ve İnternet Bağımlılığı Ölçeği ile toplanmıştır. Tüm istatistiksel değerlendirmelerde, anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edilmiştir.

Bulgular: Örneklem, %54’ü (n=114) kız, 211 öğrenciden oluşmaktadır. İnternet Bağımlılığı Ölçek puanı ile değişkenlerin ilişkisi incelendiğinde, internette kalma süresi ve depresyon skoru arttıkça bağımlılık ölçek puanının da arttığı, erkeklerin kızlara göre bağımlılık ölçek puanlarının istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek olduğu, diğer değişkenlerle bağımlılık ölçek puanı arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki olmadığı saptanmıştır. Ayrıca, bağımlı grubu bağımlı olmayan gruptan ayırt etmede, sırasıyla, erkek olmanın, depresyon skorunun yüksek olmasının ve internette uzun süre kalmanın istatistiksel olarak anlamlı etkisinin olduğu görülmüştür.

Sonuç: Çalışma sonuçlarımıza göre, lise öğrencilerinde internet bağımlılığı olasılığı erkek cinsiyette daha fazladır. İnternet bağımlılığını etkileyen olası risk etkenleri olarak gencin depresyon düzeyi ve internette geçirdiği süre belirlenmiştir. Çalışma bulgularının internet bağımlılığı ile ilgili yapılacak koruyucu çalışmalar açısından yararlı olacağı düşünülmüştür.
Anahtar Kelimeler: İnternet bağımlılığı, risk etkenleri, ergen
Düşünen Adam: Psikiyatri ve Nörolojik Bilimler Dergisi: 2011;24:256-272
Tüm Metin:

GİRİŞ

İnternet, günümüzde okul, iş ve toplum yaşamında sıkça kullanılan, önemli bir iletişim ve bilgi paylaşım aracıdır. Son yıllarda, internetin insan yaşamı üzerine etkileri ayrıntılı olarak incelenmekte ve internetin, bireyin ev, okul ve iş yaşantısını devam ettirmede sağladığı kolaylıklar yanında, bir takım olumsuzluklara da yol açabileceği belirtilmektedir (1). İnternet bağımlılığı, 1996 yılında ilk kez Goldberg (2) tarafından ortaya atılan bir terimdir. Yazında internet bağımlılığı kavramı yoğun tartışmalara yol açmış, internet bağımlılığı dışında bilgisayar bağımlılığı, siber bağımlılık, patolojik internet kullanımı, sorunlu internet kullanımı, kompulsif internet kullanımı gibi pek çok terim ortaya atılmıştır (3). Bu yazıda, internet bağımlılığı terimi patolojiyi tanımlamada kullanılacaktır. Ruhsal Bozuklukların Tanımsal ve Sayımsal El Kitabı’nda (DSM-IV) internet bağımlılığı bir hastalık olarak tanımlanmamakta, Başka Yerde Sınıflandırılmamış Dürtü Kontrolü Bozuklukları arasında değerlendirilmektedir (4). Ancak, DSM-V’te internet bağımlılığının ayrı bir hastalık olarak ele alınacağı belirtilmektedir (5). Klasik bilgi olarak, bağımlılık kavramı, genellikle alkol, eroin gibi kimyasal madde kullanımını ile ilişkili olarak kullanılmaktadır. Ancak kumar, seks, alışveriş yapma, egzersiz yapma gibi pek çok davranışın bağımlılık yaratabileceği bilinmektedir (6). Kimyasal olmayan davranışsal bağımlılıklarla ilgili olarak oluşturulan tanı ölçütlerinin, genellikle madde bağımlığı için saptanmış klinik ölçütlere benzer olduğu görülmektedir (7). Bu bağlamda internet bağımlılığı; çoğu kez zaman kavramını yitirecek ya da temel görevlerini ihmal edecek şekilde aşırı internet kullanımı, kızgınlık, gerginliği de içeren yoksunluk belirtileri, tolerans gelişimi ve yalan söyleme, sosyal geri çekilme gibi durumları içeren negatif yansımaların bir arada olması olarak tanımlanabilir (8). Yazında internet bağımlılığının, bireyin yaşamında dikkate değer düzeyde olumsuz etki ve sonuçlar doğurduğu, internetin aşırı kullanımı nedeniyle psikolojik ve fizyolojik problemler oluşabileceği belirtilmektedir (9,10). Ergenler, psikolojik olgunluğa henüz erişmemiş olmaları nedeniyle, internet bağımlılığı geliştirme açısından potansiyel bir risk grubu olarak değerlendirilmektedir. Ergenlerdeki aşırı internet kullanımının, aile ve arkadaş ilişkilerinde bozulmalara yol açarak, ergenlerin sosyal yaşamını olumsuz yönde etkilediği ile ilgili çalışmalar bulunmaktadır (11,12). Yazın bilgisi ile uyumlu şekilde, 2010 yılı nisan ayı içerisinde gerçekleştirilen Hane Halkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması sonuçlarına göre, ülkemizde bilgisayar ve internet kullanım oranlarının en yüksek olduğu yaş grubu 16-24 olarak bulunmuştur (13). İnternet bağımlılığına demografik özelliklerin etkisinin bilinmesinin, risk grubundaki bireyleri belirleyerek, alınacak önlemlerin ortaya konulmasında yarar sağlayabileceği düşünülmüş, ülkemizde sık internet kullandıkları bilinen yaş grubu dikkate alınarak, lise öğrencilerinde internet bağımlılığı ile ilgili bir araştırma yapılması planlanmıştır.

Tanımlayıcı ve kesitsel tipteki bu çalışmanın amacı, internet bağımlılığı ölçeğini kullanarak bir grup lise öğrencisi ergende internet bağımlılığı düzeyinin incelenmesi, yaş, cinsiyet, anne-baba yaşı, anne-baba eğitim düzeyi, kardeş sayısı, evde internet erişiminin mevcudiyeti, ergenin internet başında geçirdiği süre, ergenin odasında bilgisayar olup olmadığı, ergenin sigara kullanıp kullanmadığı ve depresyon ölçek puanı gibi değişkenlerin internet bağımlılığı ölçek puanına etkisinin araştırılmasıdır.

YÖNTEM

Örneklem

Çalışma örneklemi, 211 lise öğrencisinden oluşmaktadır. Çalışma, Ankara il merkezinde, çalışmaya katılmayı gönüllü olarak kabul eden bir lisede yürütülmüş, yapıldığı liseye devam eden 298 öğrencinin tamamına ulaşılması hedeflendiği için örneklem seçimine gidilmemiştir. Tüm öğrencilere çalışma ile ilgili bilgi verilmiş ve çalışmaya katılım ile ilgili onay veren 211 öğrenci ile çalışma yürütülmüştür. Çalışmada kullanılan sosyodemografik bilgi formu ve ölçekler, sınıflarında öğrencilere verilmiş, öğrencilerin formu ve ölçekleri tamamlamaları yaklaşık 20-25 dakika sürmüştür.

Veri Toplama Araçları

Çalışma verileri sosyodemografik bilgi formu, Beck Depresyon Ölçeği ve İnternet Bağımlılığı Ölçeği ile toplanmıştır.

Sosyodemografik Bilgi Formu: Çalışmacılar tarafından hazırlanan form; öğrencilerin yaşı, cinsiyeti, sınıfı, anne-babanın yaşı, eğitimi, çalışma durumu, kardeş sayısı, öğrencinin evinde internet erişimi olup olmadığı, öğrencinin internet başında geçirdiği süre, odasında bilgisayar olup olmadığı, öğrencinin sigara kullanım durumunu belirleyen soruları içermektedir.

Beck Depresyon Ölçeği: Yirmi bir belirti kategorisini içeren bir kendini değerlendirme ölçeğidir. Ölçek, depresyon yönünden riski belirlemek ve depresyon belirtilerinin düzeyini ve şiddetinin değişimini ölçmek amacıyla kullanılmaktadır. Alınacak puanlar, 0-63 arasındadır. Toplam puanın yüksekliği depresyonun şiddetini gösterir. Ülkemizde geçerlilik ve güvenilirlik çalışması yapılmıştır (14).

İnternet Bağımlılığı Ölçeği: Günüç (15) tarafından 2009 yılında, Türkçe olarak geliştirilen ölçek, 35 maddeden oluşmaktadır. Ölçek geliştirilirken, bağımlılık ve bağımlılığa yol açabilecek unsurların belirlenmesi için bir madde havuzu oluşturulmuş, bu havuzdan uzman görüşleri alınarak denemelik bir ölçek geliştirilmiştir. Oluşturulan ölçek pilot uygulama ile denenip geçerliği sınandıktan sonra, ölçek geliştirme çalışmasında yer alan yedi ilde, 754 orta öğretim öğrencisi ile geçerlik, güvenirlik çalışması yapılmıştır. Ölçekte tutum düzeyleri beşli Likert dereceleme ile ölçeklendirilmiştir. Likert tipindeki derecelemeler; “Tamamen Katılıyorum”, “Katılıyorum”, “Kararsızım”, “Katılmıyorum”, “Kesinlikle Katılmıyorum” şeklindedir. Ölçek maddeleri 5’ten 1’e doğru puanlandırılmıştır. “Tamamen Katılıyorum” derecesine 5 puan karşılık gelirken “Kesinlikle Katılmıyorum” derecesine 1 puan karşılık gelmektedir. Ölçek puanları 35-175 arasında değişmektedir. Yapılan değerlendirmelerde ölçeğin geçerlik ve güvenirliği yüksek olarak saptanmıştır (Cronbach alfa iç tutarlık katsayısı=0.94) (15).

Verilerin Değerlendirilmesi

Çalışma verilerinin istatistiksel değerlendirmesinde SPSS paket programı kullanılmıştır. Ölçümlerle elde edilen verilerin normal dağılıma uygunluğu incelenmiş, normal dağılıma uyan verilerin analizinde Student t testi, uymayanlarda ise Mann-Whitney U testi ile karşılaştırmalar yapılmıştır. Bağıntı analizlerinde Pearson ve Spearman yöntemleri kullanılmıştır. Tüm istatistiksel değerlendirmelerde, anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edilmiştir.

BULGULAR

Çalışma örnekleminin %54’ü (n=114) kız öğrencilerden oluşmaktaydı. Örneklemin yaş ortalaması 15.77 (S.S.=1.06; 13-18) olarak saptanmıştır. Anne ve babaların yaş ortalamaları sırasıyla 42.09 (S.S.=4.27; 32-57) ve 46.04 (S.S.=4.79; 38-63) olarak bulunmuştur (Tablo 1).

Bağımlılık puanına değişkenlerin etkisi değerlendirildiğinde, internette kalma süresi ve depresyon skoru arttıkça bağımlılık düzeyinin de arttığı (r=0.25; p<0.001 ve r=0.18; p<0.01) saptanmıştır (Tablo 2).

Yapılan değerlendirmede, cinsiyet açısından erkeklerin bağımlılık düzeylerinin, kızlara göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha fazla olduğu (p<0.001), annenin çalışma durumu ve eğitim düzeyinin, babanın çalışma durumu ve eğitim düzeyinin, kardeş sayısının, ergenin sigara kullanmasının, odasında bilgisayar olmasının, evde internete erişimin olmasının ölçek bağımlılık puanına istatistiksel olarak anlamlı etkisinin olmadığı bulunmuştur (p>0.05) (Tablo 3).

Örneklem, internet bağımlılık ölçeği puanları açısından dört gruba ayrılarak değerlendirildiğinde, bağımlılık puanı 81’in üzerinde olanlar 1. grupta (bağımlı grup), 67-81 arasında olanlar 2. grupta (bağımlılık riski taşıyan grup), 53-66 arasında olanlar 3. grupta (eşik grubu) ve 53’ün altında olanlar 4. grupta (bağımlı olmayan grup) yer almıştır. Gruplar arasında, öğrenci yaş ortalamaları, anne yaş ortalamaları, anne öğrenim düzeyi, baba yaş ortalamaları, baba öğrenim düzeyi, kardeş sayısı, ergenin sigara kullanımı, evde internet erişiminin olması, ergenin odasında bilgisayar olması açısından istatistiksel olarak anlamlı fark saptanamazken (p>0.05), cinsiyet, annenin çalışma durumu, ergenin internette kalma süresi ve depresyon skorları açısından istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu bulunmuştur (p<0.05) (Tablo 4).

Tek değişkenli analizler sonucunda, gruplar arasında anlamlı farka neden olan cinsiyet, anne çalışma durumu, ergenin internette kalma süresi ve depresyon skorlarının yanı sıra, çoklu değişkenli analizlerde etkili olabilecek anne eğitim düzeyi, “Çoklu Terimli Lojistik Regresyon” analiziyle bir arada değerlendirildiğinde, bağımlı olmayan 4. grup ile sırasıyla 2 ve 3. gruplar, başka bir ifade ile, eşik ve risk gruplarını ayırt etmede yukarıdaki faktörlerden hiçbirinin istatistiksel olarak anlamlı etkisinin görülmediği saptanmıştır (p>0.05). Ancak, bağımlı grubu bağımlı olmayan gruptan ayırt etmede, sırasıyla, erkek olmanın (p<0.01), depresyon puanının yüksek olmasının (p=0.03) ve internette uzun süre kalmanın (p=0.02) istatistiksel olarak anlamlı etkisinin olduğu görülmüştür.

TARTIŞMA

Daha önce yapılan ölçek geçerlilik ve güvenilirlik çalışmasında, katılımcıların %10.1’i internet bağımlısı grubunda bulunurken (15), bu çalışmada, katılımcıların %24.2’sinin ölçek puanlarına göre internet bağımlısı grubunda yer aldığı saptanmıştır. İnternet bağımlılığı ile ilgili yapılan epidemiyolojik çalışmalarda, genel olarak internet bağımlılığının toplumdaki yaygınlığı %6-14 olarak belirtilmektedir (16). Ancak gençlerde internet bağımlılığı ile ilgili yapılan çalışmalarda, bağımlılık oranı ile ilgili çok farklı sonuçlar bildirilmekte ve bu durum, örneklem özelliklerine, kullanılan ölçüm araçlarının özelliklerine ve internet bağımlılığı ile ilgili tanı kriterlerinin net olmamasına bağlanmaktadır (17,18). Çalışmamızda saptanan yüksek internet bağımlılığı oranı, örneklemin, internet erişimi yüksek olması beklenen büyük şehirde yaşayan bireylerden oluşması ile açıklanabileceği gibi, çalışmanın kısıtlılıkları arasında belirtilen, internet bağımlılığı tanısının klinik değerlendirme olmaksızın yalnızca bağımlılık ölçek değerlendirmesi ile konulmasına da bağlı olabilir.

Çalışmamızda, cinsiyetlere göre internet bağımlılık ölçek puanı değerlendirildiğinde, erkeklerin kızlara göre ölçek puanları daha yüksek olarak bulunmuştur. Ölçeğin geçerlilik ve güvenirlilik çalışmasının da aralarında olduğu birçok çalışmada, erkek kullanıcıların kız kullanıcılara oranla bağımlılık düzeylerinin daha yüksek olduğu saptanmıştır (15,19-21). Ancak, cinsiyetler arasında internet bağımlılığı açısından fark olmadığını gösteren çalışmalar da bulunmaktadır (22). Çalışma bulgularımız, erkek cinsiyette olmanın internet bağımlılığı açısından bir risk faktörü olduğunu gösteren çalışmaları desteklemektedir.

İnternet bağımlılığı olan ergenlerle madde kötüye kullanımı olan ergenlerin karşılaştırıldığı bir çalışmada, her iki durumun benzer ve ciddi duygusal ve davranışsal sorunlarla ilişkili olduğu belirlenmiş, internet bağımlılığının, diğer bağımlılık davranışları gibi, sorunlu davranışların düzenlenmesi ve denetlenmesi ile ilgili bir nedene dayanabileceği ileri sürülmüştür (17). Ancak çalışmamızda, sigara kullanımı ile internet bağımlılığı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Bu durum, örneklemin büyük çoğunluğunun (%88.2) sigara kullanmıyor olmasından kaynaklanıyor olabilir.

İnternet bağımlılığı gençlerde genel olarak, sağlık, okul, aile, zaman yönetimi gibi konularda problemler oluşturabilmektedir (23,24). Yen ve arkadaşlarının (25) 2114 ergenin katılımıyla gerçekleştirdikleri bir çalışmada, internet bağımlılığı ile depresif bozukluk ve dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu semptomlarının ilişkili olduğu saptanmıştır. Yazın incelendiğinde, pek çok çalışmanın sonucu, internet bağımlılığı ile depresyon arasında anlamlı bir ilişki bulunduğunu düşündürmektedir (26-30). Çalışma sonuçlarımız arasında yer alan bağımlı grupla diğer gruplar arasında depresyon skorları açısından anlamlı fark olması bu çalışmaları desteklemektedir. Çalışmamızın deseni gereği, elde edilen bulgular, değişkenler arası ilişkinin yönünü saptamamıza olanak vermemektedir. Yazın incelendiğinde de, internet bağımlılığı depresyon ilişkisinde, internet bağımlılığının mı önce başladığı, yoksa depresyon üzerine internet bağımlılığının mı geliştiği hakkında kesin görüş bildirilemediği dikkat çekmektedir. Yakın tarihte Yunanistan’da, 129 ergenin katılımı ile gerçekleştirilen bir vaka-kontrol çalışmasında, depresyonun internet bağımlılığını arttırma olasılığı bulunan faktörlerden birisi olduğu belirtilmiş, araştırmacılar tarafından depresyonda sık görülen düşük öz saygı, düşük motivasyon, reddedilme korkusu ve onay ihtiyacının kişiyi, interneti sık kullanıma itebileceği, internetin özellikle interaktif işlevlerinin bu kişilerde bağımlılığa yol açabileceği belirtilirken (26), başka çalışmalarda, internet bağımlılarında sosyal izolasyona bağlı olarak depresyonun ortaya çıkabileceği üzerinde durulmuştur (31). Bu alanda, neden sonuç ilişkisini ortaya koyabilmek için ayrıntılı çalışmalara gereksinim olduğu düşünülmüştür.

Gelişim süreçleri tamamlanmadığından, çocuk ve ergenler, internetin olumsuz etkileri bakımından erişkinlerden daha fazla risk taşımaktadır. Bu riskin aşırı internet ve bilgisayar kullanımı ile arttığı bildirilmektedir (23,32). Çalışma sonuçlarımızdan olan, bağımlılığın internet başında geçirilen süre arttıkça artacağı bulgusu, bu bilgi ile uyumludur.

Çalışmanın kısıtlılıkları arasında; internet bağımlılığını değerlendirmede klinik görüşmenin kullanılmaması, ergenin kendisi dışında ailesi, öğretmenleri gibi diğer kaynaklardan veri toplanmaması, yalnızca şehir merkezinde ve üst sosyoekonomik düzeyden kişilerin çoğunlukta olduğu örneklem ile yapılması sayılabilir.

SONUÇ

Çalışma bulgularının, ülkemizde bir büyük şehir merkezinde yaşayan lise öğrencilerinde internet bağımlılığı ile ilgili özelliklerin anlaşılmasında, bu alanda alınması gereken tedbirlerin belirlenmesinde ve internet bağımlılığı ile ilgili farkındalığın arttırılmasında yararlı olacağı düşünülmektedir. Klinisyenler açısından çalışma sonuçlarının en önemli vurgusu, özellikle depresif semptomları olan erkek ergenlerde internet bağımlılığı ile ilgili sorgulamanın yapılmasının yararlı olacağıdır.

Tüm Türkiye’yi temsil edecek şekilde belirlenmiş geniş örneklem grubuyla, çalışma sınırlılıklarını içermeyen, uzunlamasına planlanacak yeni çalışmaların yapılması, ergenlerde internet bağımlılığı ile ilgili ulusal verilerin toplanması açısından yararlı olacaktır.



KAYNAKLAR

1. Chou C, Condron L,Belland JC. A review of the research on Internet addiction. Educ Psychol Rev 2005;17:363-388.

2. Goldberg I. Goldberg’s message 1996. http://wwwusr.rider.edu/~suler/psycyber/supportgp.html. Erişim tarihi Kasım 15, 2010.

3. Şenormancı Ö, Konkan R, Sungur MZ. İnternet bağımlılığı ve bilişsel davranışçı terapi. Anadolu Psikiyatri Dergisi 2010;11:261-268.

4. Aydemir Ö. Başka Yerde Sınıflandırılmamış Dürtü Kontrolü Bozuklukları: E Köroğlu (Çeviri E,d.). Mental Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı (DSM-IV), Dördüncü Baskı. Hekimler Yayın Birliği, Ankara, 1995,833-851.

5. Block JJ. Issues for DSM-V: Internet addiction. Am J Psychiatry 2008;165:306-307.

6. Beyazyürek M, Şatır TT. Madde kullanma bozuklukları. Psikiyatri Dünyası 2000;4:50-56.

7. Griffiths M. Internet Addiction: Fact or fiction? The Psychologist 1999;12:246-250.

8. Ceyhan E. Ergen ruh sağlığı açısından bir risk faktörü: internet bağımlılığı. Çocuk ve Gençlik Ruh Sağlığı Dergisi 2008;15:109-116.

9. Murali V, George S. Lost online: an overview of internet addiction. Advances in Psychiatric Treatment 2007;13:24-30.

10. Caplan SE. A social skill account of problematic internet use. J Commun 2005;55:721-736.

11. Johansson A, Götestam KG. Internet addiction: characteristics of a questionnaire and prevalence in Norwegian youth (12-18 years). Scand J Psychol 2004;45:223-229.

12. Cao F, Su L. Internet addiction among chinese adolescents: prevalence and psychological features. Child Care Health Dev 2007;33:275-281.

13. TÜİK Haber Bülteni, sayı: 148. http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri. Erişim tarihi Mayıs 03,2011.

14. Hisli N. Beck Depresyon Envanterinin üniversite öğrencileri için geçerliği, güvenirliği. Psikoloji Dergisi 1989; 7:3-13.

15. Günüç S. İnternet bağımlılık ölçeğinin geliştirilmesi ve bazı demografik değişkenler ile internet bağımlılığı arasındaki ilişkilerin incelenmesi. Yüksek Lisans Tezi, Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Van, 2009.

16. Arısoy Ö. İnternet bağımlılığı ve tedavisi. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar 2009;1: 55-67.

17. Yen JY, Ko CH, Yen CF, Chen SH, Chung WL, Chen CC. Psychiatric symptoms in adolescents with Internet addiction: comparison with substance use. Psychiatry Clin Neurosci 2008; 62:9-16.

18. Tahiroğlu AY, Çelik GG, Bahalı K, Avcı A. Medyanın çocuk ve gençler üzerine olumsuz etkileri; şiddet eğilimi ve internet bağımlığı. Yeni Symposium 2010;48:19-30.

19. Morahan-Martin J. Internet Abuse: Addiction, disorder, symptom, alternative explanations. Soc Sci Comput Rev 2005; 23:39-48.

20. Wang W. Internet dependency and psychosocial maturity among college students. Int J Hum Comput Stud 2001; 55:919-938.

21. Kim K, Ryu E, Chon MY, Yeun EJ, Choi SY, Seo JS, Nam BW. Internet addiction in Korean adolescents and its relation to depression and suicidal ideation: a questionnaire survey. Int J Nurs Stud 2006; 43:185–192.

22. Lam LT, Peng ZW, Mai JC, Jing J. Factors associated with Internet addiction among adolescents. Cyberpsychol Behav 2009; 12:551-555.

23. Lin SSJ, Tsai CC. Sensation seeking and internet dependence of Taiwanese high school adolescents. Comput Human Behav 2002; 18:411-426.

24. Yang CK, Choe BM, Baity M, Lee JH, Cho JS. SCL-90-R and 16PF profiles of senior high school students with excessive internet use. Can J Psychiatry 2005; 50:407-414.

25. Yen JY, Yen CF, Wu HY, Yang MJ. The comorbid psychiatric symptoms of Internet addiction: attention deficit and hyperactivity disorder (ADHD), depression, social phobia, and hostility. J Adolesc Health 2007; 41:93-98.

26. Tsitsika A, Critselis E, Louizou A, Janikian M, Freskou A, Marangou E, Kormas G, Kafetzis D. Determinants of Internet addiction among adolescents: a case-control study. ScientificWorldJournal 2011; 11:866-874.

27. Murali V, George S. Lost online: an overview of internet addiction. Advances in Psychiatric Treatment 2007; 13:24-30.

28. Whang S-M L, Lee S, Chang G. Internet over-users’ psychological profiles: a behavior sampling analysis on internet addiction. Cyberpsychol Behav 2003; 6:143-150.

29. Ko CH, Yen JY, Chen CS, Yeh YC, Yen CF. Predictive values of psychiatric symptoms for internet addiction in adolescents: a 2-year prospective study. Arch Pediatr Adolesc Med 2009; 163:937-943.

30. Morrison CM, Gore H. The relationship between excessive Internet use and depression: a questionnaire-based study of 1,319 young people and adults. Psychopathology 2010;4 3:121-126.

31. Arısoy Ö. İnternet bağımlılığı. Türkiye Klinikleri Psikiyatri Özel Dergisi 2009; 2:75-83.

32. Yang SC, Tung C. Comparison of Internet addicts and nonaddicts in Taiwanese high school. Comput Human Behav 2007;23:79-96.


Düşünen Adam - Psikiyatri ve Nörolojik Bilimler Dergisi
Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Yayıncı
Yerküre Tanıtım ve Yayıncılık Hizmetleri A.Ş.